ÇEŞME İLE MUHABBET

Ç

Sevgili okurlar, her yıl ilkbahar, peşinden de yaz ayları geldiğinde, bende önlenemez bir sıla hasreti başlar. Baharda karların erimeye başlamasıyla birlikte, dereler coşar, çiçekler açar, böcekler yuvalarını terk ederek gün yüzüne çıkarlar. Güneş her canlıya yeniden hayat verir adeta. O zaman diliminde kendini hissettirmeye başlayan toprak kokusunun, insana verdiği hazzı anlatabilmek ne mümkün. Onu ancak bizzat yaşayan bilir.
Ben en çok, evimizin balkonuna oturup, hemen karşımdaki, belki 70 yıl, belki de daha fazla hizmeti olan köy çeşmesiyle dertleşirim. O esnada çok karmaşık duygular yaşadığım anlarım olmuştur. Bunların içinde terkedilmişlik, özlem, acı, hüzün ve pişmanlıklarım da vardır. O çeşmeye baktıkça rahmetli anamı hatırlarım hep. Suyun başında abdest almaları, çökmüş omuzlarında çıkrık, onun iki ucunda asılı sitillerle evimize su taşımaları aklıma düşer, daha da çok hüzünlenir, kendisine buruk bir özlem duyarım.
Yıllardan bir gün, o çeşmeyle yaptığımız sessiz sohbetimizde, yaşadığım karmaşık duygularımı, bi kâğıt parçasının üzerine aktarmıştım. Onu siz sevgili dostlarımla da paylaşmak istedim.

“Karşımda seni dinliyorum
Ortak anılarımızı düşlüyorum,
Sevgili küçük çeşmem, emektarım.
Kulağın olsa da duysan,
Dilin olsa da konuşsan,
Çok şey anlatacaksın, biliyorum.

Bir an kapatıyorum gözlerimi,
Anamı hissediyorum, yanı başında,
Omuzlarında çıkrık, ucunda sitiller.
Zaman ne acımasız şey!
Anlatamam daha neler, neler.

Sevgili küçük çeşmem, emektarım.
İkimizin de bedenleri yıpranmış,
Ama coşkularımız arşın,arşın.
Bilemiyorum, yine karşılaşır mıyız?
Eğer ben gelebilirsem,
Biliyorum ki sen hep buradasın.” O4.07.2023

Velhasıl buraların ahvali durumu aynen böyle sevgili anam.
27.02.1974 tarihinde, henüz 44 yaşındayken aramızdan ayrıldın. Seni saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum. Meķânın cennet olsun. Nurlar içinde uyu.

Değerli dostlarım, sizlere ve sevdiklerinize sağlıklı ve uzun ömürler dilerim. Hoşca kalınız.

Yorum Ekle