KURTULUŞ

K

Sevgili okurlar,


Hangi zihniyetle yönetildiğimizin en absürt örneklerinden birini, İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bulut Zülfikâr, birkaç gün önce yaptığı açıklamayla bir kez daha gözler önüne serdi.

Aynı kişi, kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan ve haksız yere görevinden alınarak cezaevine konulan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ile aynı süreçte bulunan bazı kişilerin diplomalarını da aldığı talimat doğrultusunda iptal ettiren isim olarak hafızalara kazınmıştır.

Bu kez ise mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada gençlere evlenmeleri ve çocuk sahibi olmaları yönünde tavsiyelerde bulunarak, “Sizleri bir gün bebekleriniz ve yavrularınızla burada görmeyi isterdim.” ifadelerini kullandı. Bu sözler hem öğrenciler tarafından protesto edildi hem de sosyal medyada geniş çaplı tartışmalara ve tepkilere neden oldu.

Anlaşılan o ki sayın rektör, karşısındaki gençlerin henüz meslek hayatlarının başında olduklarını, ekonomik bağımsızlıklarını tam anlamıyla kazanamadıklarını ve çocuk yetiştirmenin ağır bir maddi sorumluluk gerektirdiğini düşünme ihtiyacı bile hissetmemiştir.

Abarttığımı sanmayın; böylesine gerçeklikten kopuk bir değerlendirme herhangi bir kahvehane sohbetinde dile getirilse, büyük ihtimalle oradakiler tarafından dahi ciddiye alınmaz.

Gerçi, Milli Eğitimin başında, “Kitaplardan Kurtuluş Savaşı çıkacak, Millî Mücadele gelecek.” diyebilecek kadar tarih bilincinden uzak bir anlayışın bulunduğu bir ülkede, akla ve bilime uygun davranışlar beklemek de ne yazık ki abesle iştigaldir.

Oysa gerçekler son derece açıktır. İşgal edilmiş bir vatan, Mondros Mütarekesi sonrasında paylaşılmaya çalışılan Anadolu, fiilen sona ermiş bir Osmanlı Devleti ve işgal altındaki İstanbul…

İşte böylesine ağır koşullar altında, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesiyle işgalci ordular bu topraklardan çıkarılmış, ardından yeni ve bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Buna “kurtuluş” denmeyecekse, hangi tarihsel olaya kurtuluş denecektir?

Üstelik “Millî Mücadele” ile “Kurtuluş” kavramları aynı şey değildir. Millî mücadele, bağımsızlık için verilen direnişin adıdır; kurtuluş ise o mücadelenin başarıyla sonuçlanmasıdır. Tarihte millî mücadele veren ancak bağımsızlığına kavuşamayan pek çok millet vardır. Bu nedenle Kurtuluş Savaşı’nı ve onun sonucunda kurulan Cumhuriyet’i küçümseyen ya da kavramları birbirine karıştıran anlayış, tarihsel gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Sağlıkla ve mutlu kalınız…

Yorum Ekle