Sevgili okurlar;
Engelli, hasta ve ileri yaşlardaki insanların zaman zaman karşılaştıkları toplumsal bir yaraya parmak basmak istiyorum. Geçen hafta başımdan geçen bir olayı sizlerle paylaşmak isterim. Toplu taşıma ile seyahati severim.
Duraktan otobüse bindim. Otobüs oldukça kalabalıktı. Yanımda hazır bulundurduğum maskemi taktım. Herkesle birlikte, arkaya doğru ilerleyebildiğim kadarıyla gidip, bir noktada durmak zorunda kaldım. O bölümdeki, karşılıklı ikişer koltuğa iki genç kız, onların karşısınada iki orta yaşlı kadın oturmuşlardı. Koltukların hemen yanlarında da “Engelli ve öncelikli kişiler içindir.” diye de tabela vardı.
Ben asla orada özellikle durmadım, hiç bir zaman da birisi kalksa da ben otursam amacı gütmedim.
O iki genç kız bir taraftan göz altından çevrelerini kolaçan ediyorlar, bir taraftan da amaçsızca ellerindeki telefonla oynuyorlardı. Bu tipler zaten hep böyledir. Telefonla oynamayı, uyuklama numarasını, arkadaşıyla dalgınlık havasında hararetle konuşmayı, utanmazlıklarının üzerine perde yapmaya çalışırlar.
En sonunda bu duyarsızlıklara dayanamayarak, onlara ” Gençler, şu tabelada ne yazdığına dikkat eder misiniz?” dedim. Bunun üzerine, genç kızlar yazıya şöyle bir göz ucuyla baktılar ve hiç istiflerini bozmadan telefonlarıyla oyalanmaya devam ettiler.
Bu genç insan müsveddeleri, oraya kendi büyükleriyle gelmiş olsalardı, koltuklara onları oturtup, kendileri ayakta kalacakları gerçeğini düşündüm. Onların sadece yüzsüz, terbiyesiz ve saygısız olmaları yanında, bir o kadar da bencil oldukları kararına vardim. Olayın daha fazla üzerinde durmadım.
Içimden, bu kadar yeşilliğin arasında böyle “Ayrık Otları da bulunur” tesellisini de geçirmedim değil.
Bir taraftan da, bu gençlik ne ara bu hale geldi kaygısıyla onların adına üzüldüm.
Değerli dostlarım;
Düzgün toplum, birbirini seven ve sayan bireylerin bir araya gelmesiyle oluşur. Bunun çaresi de her bireye yerinde ve zamanında yeterli eğitimi vermektir. Bunu yapacak olanlar aile, okul ve ögretmenler ile devleti yönetenlerin kendileridir. Söyleyecek çok şey olmasına rağmen, burada aile konusuna pek girmeyeceğim. Çünkü o hususa bu sayfalar yetmez.
Her aile, çocuğuna kendisi ne kadarına sahipse onu verir. Bu nedenle de “Hep bana, hep bize egoizmini ve onun getirdiği cehaleti”yenmek çok önemlidir. Malum olduğunuz üzere, eğitim olayı çok kapsamlı bir olgudur. Çocuklar, iki artı iki dört eder gibi pozitif gerçekleri her zaman öğrenirler. Bu noksanlıklar telafi edilmeden, zaten okul eğitiminde ilerleyemezsiniz.
Benim bu noktada kastettiğim, bireyin topluma yararlı bir insan olarak yetiştirilmesi gerekliliğidir.
Öğretmenlik mesleğini gerçekten benimseyerek görevini yeterince yerine getirenleri muaf tutarak, dağa taşa eğitim fakültesi açıp, ihtiyaçtan fazla veya değil, mezunlarını yıllarca atama kuyruklarına mahkum edenleri, o mezunlara yeterli pedegojik eğitimlerin verilip verilmediği şüphesini üzerinde taşıyanları da burada anmadan(!) geçemeyeceğim.
Bu ülkeyi yönetenlere gelince, bu kadro taa baştan işe “Kindar ve Dindar” bir nesil yetiştireceğiz diye başladılar. On’lu yaşlardaki çocukların tanıdık veya tanımadık akranlarını tabanca ve bıçakla öldürdükleri, kızlı ,erkekli okul çocuklarının çeteleşerek, yine akranlarına dayak attıklarını, bazılarının öğretmenini öldürdüklerine şahit olunca, kindar bir nesil yetiştirildiğine maalesef ikna oluyoruz da, gerçekten dindar bir nesil oluştu mu? Bunu sizlerin takdirinize arz ediyorum.
Bana göre şimdilik var olana, dindar yerine dinci demek daha doğru olacaktır.
AKP iktidarları yönetiminde geçen 24 yıllık sürede, tam dokuz bakan görevde bulunmuştur. Ama maalesef ülke yararına devamlılığı olan bir maarif sistemi hayata geçirilememiştir.Daha doğrusu geçirilmemiştir. Çünkü her birinin eğitim dağarcığında, medeni ve çağdaş toplum kesiminin beklentisine ters düşen marjinal düşünceler vardı. Böyle olmasaydı, halen koltukta oturan bakanın, ülkeye en büyük zararı veren ne idüğü belirsiz yüzlerce cemaat ve dini yapıları ” Sivil Toplum Orgütleri” olarak değerlendirilir miydi? Hem de bir zamanlar paralel bir yapı olarak birlikte devlet yönettikleri FETÖ Terör örgütünün ülkeye verdiği zarar ve sonunda kalkıştıkları darbe akıllarda tazeyken.
Sağlıkla ve mutlu kalınız.
