Sevgili okurlar,
2026 yılı Ocak ayında, tüketici fiyatı 14 TL/KG civarında olan kuru soğanı, bu günlerde vatandaş marketlerden 60- 70 TL/KG fiyat aralığında satın alabilmektedir.
Geçen yıl ise, düşük fiyat ve yüksek girdi fiyatları nedeniyle soğan üreticinin elinde kalmıştı.
Hemen hemen her alanda olduğu gibi, hükümetin plansız programsız icraatlarının olumsuz neticesi burada da vatandaşı vurmuştur.
Sonuçta, ülkeyi yönetme iddiasında olanlar, gümrük vergisini %5 e indirerek meseleyi çözme yoluna gitmişlerdir. Ne yazik ki canlı hayvan ve karkas et ithal ederek konuya çare olamamışlardir. Bu halen mevcut yüksek et fiyatlarıyla ortada durmaktadır. Bu gibi meseleler, geçmişteki bir bakanlarının ifade ettiği gibi “Paramız var ki ithal ediyoruz” demekle halledilemiyor.
Ben şahsen bu yönetimden her alanda kriz beklerdim de, soğan ve patates söz konusu olunca, içimden “bunu nasıl da başardılar!” demek geliyor.
Bu noktada, işin uzmanı bilinen iki değerli kişinin bu konuda söylediklerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Abdurahman Özcan-Antalya Ziraatçılar Odası Başkanı:
İthalat,bu ülkede tarımı bitiren bir uygulamadır. Bunun yerine, üretici, desdekleme kredileriyle ayakta tutulmalıdır.
Kendi kendimize yeterli bir ülke iken, bu noktaya gelmiş olmamız düşündürücüdür.
Ömer Fethi Gürer- CHP Niğde Milletvekili: Yüksek gıda fiyatlarının temelinde stokculuk, aracılık sistemi ve ithalata dayalı tarım politikalarının bulunması yatmaktadır.
Vatandaş pahalı ürün tüketmek zorunda kalıyor. Oysa, istenirse çözüm çok basit. Planlı tarım politikaları uygulanmalı, üretici girdi maliyetleri konusunda desdeklenmeli ve ithalatçı anlayıştan vazgeçilmelidir.
Sevgili dostlar,
Sn.Gürer söyleminde “İstenirse çözüm çok basit” diyor ya;
hükümetin günümüzde sorun üstüne sorun yaratıp, gücünü hırs ve nefret duygularıyla o alanlara yönlendirmesinden sıranın vatandaşın dertlerine çözüm bulmaya gelmeyeceği gayet açıktır.
İlk işleri, önce muhalefeti ve kendileri gibi düşünmeyenleri ortadan kaldırmak.Ve ülkede tek söz sahibi olma isteğidir. Toplumu manen ve maddeten büyük bir yokluk ve huzursuzluğa mahkum ettikleri hiç akıllarına gelmemektedir.
Yazımı,büyük Ozanımız Merhum Mahsuni Şerif’in bir dörtlüğüyle bitiriyorum.
Milletin sırtından doyan doyana,
Gönül bu oyuna nasıl dayana?
Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana,
Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?
Sağlıklı ve mutlu kalınız.
