Sevgili okurlar, anılarımızda tazeliğini koruduğu üzere AKP’nin vatan haini Fetö terör örgütü liderinin onlara göre; muhterem Fetüllah beyefendi olduğu dönemlerde, devlet yapılanmasında nasıl bir paralel yapı oluşturulduğu, bilehare balyoz, Ergenekon kumpas davaları oluşturularak, Atatürkçü subayların nasıl tasfiye edildiği, onların yerine Fetöcü subayların terfi ettirildiği ve o hainlerin girişimi ile de 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde bulunulduğundan tekrar bahsetmeyeceğim.
Bugün burada o zulüm döneminde tuğgeneral rütbesiyle emekli edilen Atatürkçü demokrat bir subayımızın yaşamından bazı evreler paylaşacağım sizlerle.
Kuleli Askeri Lise’sini bitirdikten sonra girdiği Kara Harp Akademisini ikincilikle, devamında Silahlı Kuvvetler Akademisini birincilikle bitirdi. Hakkari’de yüzbaşı olarak görev yaptı. Orada iken ilkokula giden iki oğlu vardı. Görevi nedeniyle iki yıl boyunca çocuklarını okul önlükleriyle sadece iki kez görebildi. (Ben de Hakkari’de askerlik hizmetimi yaptığımdan, oralarda günlerce hatta haftalarca görevde bulunmanın ne kadar çilekeş olduğunu çok iyi biliyorum.) Devlet, kendisini Birleşmiş Milletler NATO karargahında görevlendirdi.
2011′ de tuğgeneral rütbesiyle emekli edildikten sonra geçmişi ile arasına bir duvar ördü. Tarih dalında doktora yaptı. On üç kitap yazdı. Yurt içinde ve dışında çok sayıda konferans verdi.
Kendisi Atatürk sevdalısı, Hatay doğumlu bir Anadolu evladıdır. Kendi ifadesiyle; “Askerlik Andı onun için, vatana, millete, Atatürk’e ve cumhuriyete bağlılık sözleşmesidir ve ömür boyu sürecek bir anlaşmadır.”
Değerli okurlar yaşamından bazı kesitler alarak sizlerle paylaştığım kişi “KEMALYERİ” Kitabının da yazarı olan emekli Tuğgeneral sayın Naim BABÜROĞLU.
Halen Sözcü Gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta ve konferanslar vermektedir.
Mustafa Kemal’in askerleriyiz diye haykırdıkları ve subay yemini ettikleri için askeriyeden atılan beş teğmenin en büyük destekçilerinden olmuştur.
İşte bu değerli insan, devre arkadaşlarının daveti üzerine , Atatürk, cumhuriyet ve Lozan konulu bir konuşma vermek üzere 8 Ocak 2026 tarihinde Fenebahçe Ordu Evine gidip, kimliğini görevliye uzattığında” ASKERİ TESİSLERE GİREMEZ” uyarısı ile karşılaşıyor. Bu durum karşısında kendileri şaşkın ve mağrur, görevli asker ise üzgün ve mahcup bir vaziyette.
Bu akıl dışı kararı veren makamlar, durumu önceden kendisine bildirme zahmetinde bulunmayacak kadar duyarsızlar.
Sizler bu durumu nasıl yorumlarsınız bilemiyorum. Buna rağmen Sayın Naim BABÜROĞLU ” Devlet ve orduya hiç küsmedim-Giriş yasağı-madalyası onurun sessiz nişanesi” diyecek kadar olgun ve gururludur.
Yine AKP döneminde aynı muamele, terörle mücadele dahil, meslek hayatı başarılarla dolu efsane komutan emekli tümgeneral Sayın Osman PAMUKOĞLU’na da reva görülmüştü…
Sağlık ve mutlulukla kalınız…
ONURUN SESSIZ NİŞanesi
O
